Bindik Bir Alamete

2013-07-21 21:38:00

Amaan napsak napsak dedim ve açtım yeni bir blog bakalım. Eskilerini kullanmam bir daha diye düşüyordum. Fakat işler tahmin ettiğim gibi ilerlemedi ve tekrar buraya geldiiiik :D

Aranızda en çok gülenler, yalnız kaldıklarında en çok ağlayanlardır diyorlar. Bugün de bir tweet (tivit mi diyoduk, twit mi diyoduk ne diyoduk aklıma gelmedi şimdi tweety'yi anaraktan tweet demek istedim) gördüm yine bununla ilgili, "herkese karşı çok gülebilirsin ama kimse yokken ağladığını biliyorum" gibi bir şeydi.

Çok gülen insan denildiğinde, devamında ne yazılırsa yazılsın hemen üzerime alınıyorum. Hele hele şu yalnız kalınca ağlama konusu tam bi kıllık yaratıyor bende. Ya amaan yaa banane şimdi yazınca geçti gıcıklığım tamam tamam :D

Geçen gün dişçimle görüştüm. Gel pazartesi de, üste de takıcaz daha dedi. Yarın gidicem bakalım üçüncü kez ikna etmeye çalışacak, hayırlısı artık :D

Kardeşim Köy Hizmetleri'ne gitsin mi diye konuşuyoruz günlerdir evdeki muhabbetlerimiz dönüp dolaşıp buna geliyor. Yedekmiş, son yerleştirmeymiş zart zurt derken eninde sonunda kapağı atar oraya ama önemli olan orada rahat edip edemeyeceği benim ardımdan. Çünkü karşılaştırmalar, kıyaslamalar yapılır; hiç hoşuma gitmez, nefret ederim.

Face'de tercih listemi paylaşmıştım. Güldük çok ama tepki aldığım da oldu "dalda geçme atakan" diye. Ama beni bilen bilir zaten Ebelik isteyip de benim 29. tercihime Ebelik yazdığımı görünce bana kırılan olacağını sanmıyorum. Son tercihime de Koç Tıp yazdım. Eheheheeheheh :D

Ama tabii benim böyle konuştuğuma bakmayın, son gece değiştirdim "ulan bi de bir şey olur da ebe oluruz" korkusuyla ebelere gelmemek için ... :D

Dayadım Sabancı'yı full. En alta da formalite icabı Boğaziçi Makina yazdım. "Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Programı Tam Burslu" isimli birinci tercihime giriyorum büyük ihtimalle bakalım. En iyi derecem 1058 ile TM1'den gelince, bence tercihimi bu puan türünden yaptım. Tabi Sabancı'nın olayından haberdar olmayanlar "Ati neeeaaalaka olumm" dediler. Ama açıklamadan bıkmadım henüz: Sabancı'ya üç fakülkesinden herhangi birine giriyorsunuz, 2. sınıfın sonunda size -fakültenize bakılmaksızın- ne okumak istediğinizi soruyorlar. Böyle bir rahatlığı var işte SABANCI MODELİ'nin. 3 tane kaydırak var ve üçü de aynı havuza iniyor, öyle düşünün. 

Köy Hizmetleri'ne başlarken "tarımla ilgili bir okul değil, anadolu lisesi, başarılı bir okul vs. vs. vs." tarzı açıklamalara alışmış bulunan ailem, dört senenin ardından bir benzere vakayı tekrar yaşıyorlar. Eş dost soruyor işte:

+Atakan nereye gidecek?

-Sabancı'ya.

+E hani Boğaziçi'ne gidecekti, yetmiyor muymuş puanı?

-Yoo yetiyor ama Sabancı daha güzel imkanlar tanıyor, hem kendi içi ısındı, ona gitmek istedi.

+Tamam o zaman hangi bölüm?

-Bölümü de 3 sene sonra seçecek.

+Ha anladım peki şimdi hangi bölümde okuyacak?

-Olum işte 3 sene sonra seçiyor bölümü dedik ya, şimdi öylesine Yönetim'den girecek.

+Hah işte onu soruyorum yönetici olacakmış işte.

-....................................

 

Bindik bir alamete bakalım her gece bir sürü rüya görüyorum bi haftaya yakındır. Mesela bugün 17 rüya gördüm. İlla aradan köşeden Koç-Sabancı-Boğaziçi giriyor ve ana tema oluyorlar. Rüyaların başında pişmanım Sabancı'ya gidiyorum diye. Ama eeeen sonunda sanki kitapların son cümlelerindeki fantastiklikler gibi çok mutlu bi şekilde uyanıyorum. 

Ulan o kadar Fizik-Kimya-Biyoloji yardırdık, şimdi gittik TM'den tercih yapıyoruz :D. Hele YGS sonrası sırf bunlara çalıştığımı düşünürsek, hadi arada da integral baktım diyelim ama zaten integral yapamadım LYS'de absjshxjjx, boşuna çalışmış oldum nisan, mayıs, haziranda. Tahmin ediyordum böyle saçma sapan bi yer tercih ederim diyordum ama TM'ye çok da ihtimal vermemiştim yaa sınava öylesine girdim çünkü :D

Uzaklara giden kankiler var. Yani üniversite olarak dağıldık bayaa. Bir kaç arkadaşla konuştum. İstedikleri yerlere aileleri destek vermiyormuş. Boşverin aileleri, ne istediğinize bakın tarzında destekler verdim. Yaa desteğe ihtiyacı olan gelsin dostum seve seve valla yardımcı olurum her türlü.

Alacımla senede bir defa olarak geleneksel hale getirdiğimiz buluşmamızı yaptık. Cuma günü 12 buçukta Pendik'te buluşup Cevahir'e gitmekte anlaştık. O Mecidiyeköy'den beni almaya gelicekti ve yine Mecidiyeköy'e gidicektik işte ilk önce. Çünkü ben tek başıma otobüse binmem dedim :D. Ben ona bi saatlik yolu çektiriyorum diye kıskıs gülerken, o da acısını beni bir saat bekleterek aldi ulan bi saat bekledim Pendik'te :D. Whatsapp'ten haber vermiş ama ben o gün interneti açmamıştım telefonda değişiklik olsun diye ashdhfjf. Neyse Penguen'imi aldım, oturdum, okudum, bitti, o geldi. Geldiğinde bi kaç dakika beklettim ama istemeden oldu tabii bi garezim filan yok, geçen sene de ben onu saatlerce bekletmişim çünkü yani ama ben beş dakika beklettiğimi iddia ediyorum geçen sene hala :D

İlk önce Şişli Etfal'e gittik. Onun kardeşleriyle ilgili bişiyler bişiyler. Yaa ortam çok kötüydü yaa nerde bu devlet yaa resmen rezillik yaa çok üzüldüm ve ulan doktot değil de başbakan olucaksın, düzelteceksin bu hali diye konuştum içimdeki Ati'yle. Sonra yürüdük, yürüdük, yürüdük. Gittik Cevahir'e. Sevgili kanki Elif'le yapmış olduğumuz girişimler sonucu başaramadığım Sevimli Canavarlar Üniversitesi'ni izleme hedefimi gerçekleştirmiş olduk. İnanılmaz duygulandım filmde yaaa ah canavarlarım benim :D

Bu arada Alacım'ın vizesi çıkmadı. Almıyorlar İngiltere'ye kızı assgdghfjfk iyi dalga geçtik, öpüyorum kanki seni :D

Profilo AVM'ye, teyzesine gittik. Giderken suratsız insan, araba, gürültü, hava, ses kirliliğine maruz kaldım. Kaldık demiyorum çünkü Ala buna alışık hatta durumdan oldukça memnun ama ben böyle bir yerde yaşamak istemediğimi fark ettim, sakin bir hayat istiyorum bir kaç gündür :D. Yeni kitaplar da aldım. Onlarla ilgilenmek istiyorum biraz.

Neyse Profilo'da çok fantastik yerlerden geçtik yönetim birimine gitmek için, çok hoşuma gittik, etkilendim :D. Veeee en sonunda hasret bitti ve beklenen buluşma gerçekleşti, annesiyle tanıştım :D. Ala'nın SBS'ye girdiği gün konuşmuştum ilk kez, sonra da bir kaç defa whatsapp'ten görüşmüştük. Annesini de teyzesini de çok sevdim. Burdan selam olsun hepsine :D

Oturduk uzun uzun konuştuk, güldük. Yemek yemeye davet ettiler ama ben de rahatsıx olurum, sizi de rahatsız ederim çünkü yemek konusunda sıkıntılı bir insanım dedim :D. Sonra Alacımla yürü yürü bas gol otobüs durağına gittik, beni bırakıp geri döndü sevgili arkadaşımmmm :D. Ben de şöförden izin alıp, buraya oturmak yasaktır yazan, en önde olan bir yere oturdum. Yarım saatte eve geldim.

Ve şimdi yemek vakti. 

Esen kalın. Öptöm dostum..

20:38 

Demiştim. Ama en başında söylediğim gibi yeni blog çabalarım şimdilik boşa çıktı ve kaldığım yerden yazmaya devam edeyim bari dedim yemekten sonra ve geldim. Merhabalar tekrar :D

Salı günü dersanenin iftarı var. Funda hoca çok tatlı bir grup açmış face'te İftar Bahane Muhabbet Şahane idi ismi sanırım :D

Çarşamba günüyseeeee ehehehehehehe parti parti parti var bakalım :D. O günü o gün yazarım bakalım.

Haftaya pazar parti parti parti yine bakalım.

Candostunuza şunu dersiniz: "Nasıl biri olmayacağını unutma kanka, gerisi kolay." 

Ama o gider işte milyonlarca kişilik varkeeeen olmaması gereken şey olur. Her neyse birden aklıma geldi amaan.

Kapanmadan Kazan takılıyorum. 

Twitter DM'ye selamlar.

Gizem. İyi ki doğdun lan kanki doğum günün kutlu olsun sevgili şakacı kız :) sadfghdfc. Az değilsin var ya sen var ya ulan var ya yaaa lalalalalalalala sana lalalalala :D

Veeeeee işte gidiyorum dostum sen de keyfine bak.

Güle güle gidiyorum, sen de hoşçakal.

Haydin kaçtım :D

196
0
0
Yorum Yaz