Yeni Blogum

2015-11-13 23:45:00

Merhaba güzel insan!   Artık atimcamping.blospot.com.tr'de yazıyorum yazılarımı. İlk önce Atakan'ın Defteri başlığında yazıyordum, şimdi de Atakan'ın Aklı başlığını kullanıyorum. Belki değişir yakında yine. Merak edersen, istediğin zaman ulaşabilirsin aklımdakilere. ... Aticamping bu arada aticamping diye okunuyor. ...   En kocamanından hoşçakal!   Devamı

MÜTHİŞ NEDİR , KİME DENİR?

2015-09-20 23:59:00

Selam güzel ve tabii ki müthiş insanlar!   Hızlı hızlı hızlı, vaktimiz çok az! Hemen anlatmam gerek! Babam okulumda müdür yardımcısı olduğu için anasınıfına iki sene gittim. Tabii sebebi sadece babamın müdür yardımcısı olması değildi, annem daha rahat etsinmişti yeni doğan kardeşimleydi.  Daha 4 yaşında bile olmadan minik Ati babasıyla düşünce anasınıfı yollarına, aslında anlatabilmek için "iki sene anasınıfına gittim" cümlesinden çok daha fazlasına ihtiyaç duyulacak hikayeler ortaya çıkageldi çıkayazdı çıktı.  İlk sene çok güzeldi. Henüz 5 yaşıma basmamışım yani zaten o yaşta herhangi bir şeyler ne kadar kötü olabilir ki? Aşık olduğum kız, canım arkadaşlarım, sınıfta kutlanan doğum günüm ve tenefüslerde üst sınıftaki güzel kızlar tarafından ellerinden tutulup sürekli gezdirilmek istenen çocuk olmak harika bir şeylerdi. Hayatım inanılmaz bir mükemmellikte ilerliyordu. Hatta sanırım hayattaki amacıma daha 4 yaşımdayken ulaşmıştım, çok mutluydum ve ötesi yoktu! .... İlk sene bitti ve ötesi olduğunu yavaş yavaş öğrenmeye başladığım zamanlar yaklaşmaya başladı. Ben tabii ki önceden biliyordum anasınıfa devam edeceğimi, bunda kesinlikle bir sorun yoktu. Başka bir sorunum vardı. Artık beş yaşıma geliyordum. Ve Oğullar ve Rencide Ruhlar’da bahsedilen “5 yaşından sonra insan çürümeye başlaaar!!!” dönemi bende de başlamak üzereydi! İlk felaket çanlarını duymam çok da gecikmedi! ... Ben anasınıfına devam edeceğimi az önce söylediğim gibi biliyordum. Fakat sahip olduğum bu bilgi konusunda ufak bir ayrıntı eksikti bende. “Aşık olduğum kız ve canım arkadaşlarım da benimle beraber ikinci sene de anasınıfında olacaklar değil mi?&rd... Devamı

PERSPEKTİF

2015-01-03 14:55:00

Merhabalar, selamlar, sevgiler!   “Çoook uzun zaman olmuş blog yazmayalı. Baktım ki biraz işlerime mola vermişim, hemen dedim ki oturayım da yazayım neler yaptım bu dönem, neler başardım, neler başaramadım ve önümüzdeki günler için neler hedefliyorum.” diye başlamıştım yaklaşık iki saat önce yazıma. Fakar bir ara dalmışım ve hayalimdeki güzel ülkemi yazmaya başlamışım. Sizi ilk önce o yazıma emanet ediyorum. Sonrasında ise devam edeceğiz her zamanki yazımıza. Hoşçakalın!   .......... Geçen gün İstiklal Caddesinin ara sokaklarının birinde bir duvar yazısı gördüm. Beni en çok etkileyen duvar yazısıydı hayatım boyunca görmüş olduğum:  “Zeki Demirkubuz > Nuri Bilge Ceylan” yazıyordu.  MUHTEŞEM DEĞİL Mİ?? Düşünsenize ülkedeki tüm tartışmalarımız, tüm aykırı davranışlarımız, tüm toplumsal başkaldırışlarımızın sebebinin sinemayla, bilimle, müzikle, şiirle, romanla ilgili olduğunu. Ülkemizin en önemli gündeminin Kış Uykusu olduğunu; iktidar partisinin en iyi sahnenin 17. dakikada, muhalefetinin ise 35. dakikada olduğunu savunan bir ülke hayal edin. Hiçbir kadın cinayetinin yaşanmadığı, onun yerine kadına papatya benzetmesi yapmanın mı yoksa gül benzetmesi yapmanın mı daha zarif olduğunun tartışıldığı; çocukların sokaklarda yaşamak veya çalışmak zorunda olmadığı, tüm çocuklarının tek dertlerinin sadece bir türlü sokağın başındaki mi yoksa sonundaki mi bilim ve sanat atölyesine gideceklerine karar verememeleri olduğu; her caddede sanat galerisi bulunması için milyonlarca insanın bağış yaptığı ve artık kendinin tüm sorunlarını halledip Afrikadaki aç cocukları doyurmaya, onlara yardımlar yapmaya başlayan bir ülke düşünsenize. İnsanlarımız sürekli kit... Devamı

SUF1RST- DERSLER BAŞLIYOOOR!

2014-09-07 10:23:00

Merhaba dostlar! .. Sonunda okullar açılıyor. Çok mutluyum.  "Ya git işine olum deli misin?" diyenler oluyor. E işim bu kanka? .. Ders çalışmayı özledim. Bir sürü insanla iletişim kurmayı özledim. Canlılığı özledim! .. Saat 23:46 ve bugün 6 Eylül. Dün PreNS başladı. İşte birinci sınıfa hazırlık kursu. Geçen sene çok gelmek istiyordum, o yüzden geldik başladık bakalım.  Değişik şeyler yapıyoruz, mesela toprakta kendi bulduğumuz toz halindeki mikrometeorları inceledik mikroskopta. Eğlenceli geçiyor dersler, film gösterimleri, paneller vs. gayet verimli de olduğunu düşünüyorum. .. Math101 (yani birinci dönem matematiği)'den muaf olmaya karar verdim. Direkt Math102 göreceğim bu dönem. Sonra ikinci döneme geldiğimde de istediğim bölümlerin giriş derslerini alacağım. .. Yazın Amerika'ya gitmek istiyorum. .. Bu sene yurdum B9 çıktı. Diğer yurtlara nazaran biraz daha uzakta gözüküyor kampüs merkezine ama yeri güzel çok hoşuma gitti. Ayrıca yurtlardaki Wi-Fi'lar artmış. BA-YIL-DIM! Bir de odamız ormana bakıyor.  .. Kitaplarım var geçen seneden kalmış. Onları okumaya öncelik tanıyacağım. The Strain dizi var. Bu aralar henüz 9. bölümdü sanırım son yayınlanmış olan, onu izliyorum kardeşimle. Simpsons'a başladık bir de 2. sezondan izlemeye. .. Ooo şimdi gelelim SUFIRST'te. Kulübümüzü kurduk. Facebook'taki grupta şimdilik 2014 girişli dostlarla takılıyoruz. Onun dışında okulda ELAE sınavının olduğu yerlerde afişlerimiz var, bir de ilk etkinlik anlaşmamızı yaptık. Şimdilik bu kadarız :D. Ama çok güzel işler yapacağız umarım.  Düşünüyorum ve üniversitede sanırım her birimden insanın d... Devamı

Kendi Yolumda

2014-07-26 07:41:00

(Başnot: Yazılar ve yollar, şarkılar kendilerine eşlik ettiklerinde daha güzel oluyor. Bana yolda eşlik ediyorlar yazımı yazarken, size de yazımda eşlik etsinler diye en aşağıya sessizce birkaç şarkı bıraktım)   Bir “YOL” yazısına hoşgeldiniz! Çeşme’den bindim otobüsüme on dakika önce. Ilıca’dayım şu an. Otobüsler hayli yol katetmişler  binmeyeli. Telefonunuzu şarj etmek için USB girişi mevcut olan tabletler var koltukların arkasında. İçine müziktir, filmdir, televizyondur, oyundur doldurmuşlar da doldurmuşlar. Bir de bu yetmemiş kankalara ve Wİ-Fİ koymuşlar tebrik ediyorum.   Bu yaz ikinci defa Çeşme’ye kız arkadaşıma geldim. İlkinde uçak kullanmıştım ama, fakat ve lakin BEN KARDEŞİM YOL KEYFİ İSTİYORUM dedim ve aldım otobüs biletlerimi, koyuldum yollara geldim.  Tatilimizi yaptık, beraber çok güzel vakit geçirdik. Bu sefer iki gün kaldım ve dönüyorum İstanbul’a.  Yolları seviyorum. Yollar kavuşturuyor. Yollar güzel. Ne kadar hüzün dolu olsalar da, kat ve kat mutluluk da barındırıyorlar.  Aşık olun! Viva La Vida! Yaşamak en güzel şey!   Kahkasıyla, acısıyla ve tatlısıyla üniversitedeki ilk senemi sağsağlim atlattım. [Yazı yazmayı ertelemeyeceğim bundan sonra yaşadığım binlerce şeyi yazıcam buraya vakit kaybetmeden. Dolu dolu göreceksiniz bu blogu çok kısa zamanda.] Birbirinden değerli insanlarla tanıştım, dostlar edindim, çok güzel arkadaşlıklar kurdum. Sizin de hayatınız güzeldir umarım.   Ders çalışmayı çok özledim. Bu sene artık başlıyoruz bakalım. Önümüzde çok güzel insanlarla yapılacak çok zor, çok zevkli, çok fantastik şeyler var. Çok çok çok bir sürü şey var yapılacak ger... Devamı

Tercih Yapacaklara Not

2014-07-15 08:05:00

Merhaba dostum,   Tercihlerin bitmesine çok azcık günler kalmışken, [daha iş işten geçmedi sayılır] ufak bir ‘ hızlandırılmış samimi tercih rehberi’ yazmak istedim sana. Gel hemen konuya girelim vakit kaybetmeden.   Eğer sen de henüz karar vermediysen hangi üniversiteye gitmek istediğine, veya seneye bırakıp bırakmamaya, ya da hangi bölümde okuyacağına; bu yazıyı sana yardımcı olması ümidiyle yazıyorum.   Etrafındaki her kafadan farklı bir ses çıkıyordur şimdi, senin içindeki sesler yetmezmiş gibi. Belki sıralaması bu sene düşer de acaba girebilir miyim diye düşünüyorsundur, Belki de vakıf üniversitesi ile devlet üniversitesi arasında kaldın. Belki ailen sana kendi isteklerini yapman için baskı uyguluyor, Belki de puanının yettiği iki yer arasında seçim yapamıyorsun. Belki “şimdilik şuraya girsem sonra geçiş yaparım istediğim bölüme” diye düşünüyorsun, Belki de “direkt seneye bırakayım, hiç geçiş yapmakla uğraşmayayım” diyorsun. Belki belki belki aklının bir ucunda Sabancı Üniversitesi var.   Eğer aklında Sabancı varsa. Ben burdayım, yerim belli. İkna ederim kesinlikle seni.   Ama eğer olay diğerlerinden biriyse. Şunu aç: http://www.youtube.com/watch?v=YxIiPLVR6NA Eline bir kalem kağıt al. Yazmaya başla. Sadece otur ve yaz. Kimim ben, ne istiyorum de. Nerede daha mutlu olurum de.   Unutma ki bi kere yaşama hakkımız var. Nasılsa ölücez hepimiz, ötesi yok?! Kalbinin sesini dinle. Kararını kendin ver. Seni en iyi tanıyan insan sensin. Herkesin fikrini al, ama en son kararı veren sen ol. Hataların da senin hataların olsun, başarıların da senin başarıların. Özümüzde her birimiz yalnız bireyleri... Devamı

I'm furom Sabancı

2013-09-25 16:06:00

Merhabalar – Hi from Ati Öncelikle SINAVA GİRECEKLERE TAVSİYELER başlıklı yazıma göstermiş olduğunuz ilgiden ötürü teşekkür ederim hepinize. Ve günlerdir yazmaya sabırsızlandığım yazıma başlıyoruz bakalııım. 18'inde odama yerleştim.  Aynı gün ortam yapmalara başladık. Ve işte şu an 25 Eylül Çarşamba saat 14:54'te odamdan yazımı yazıyorum. Bugün biraz yalnız kalıp okumak-yazmak istedim ve yaklaşık bir saat önce kankilerden ayrılıp ilk önce fabercastell'in HAYALİNİ TEK ÇİZGİDE ANLAT temalı mini resim yarışmasının olduğunu standda vakit geçirdikten sonra odama geldim, duşumu aldım veeee laptopumun karşısına geçmiş vaziyetteyim. Kiminin rahat, kiminin bunaltıcı, kimin zor, kasvetli, perili, iğrenç, can sıkıcı, böğürtücü, kusturucu ; benimse oldukça tatlı olarak nitelendirdiğim hoş bir senenin ardından (hoş bir sene deyince, hoş olarak nitelemiş oluyorum, tatlı olarak nitelendirmiş olmuyorum ama genel anlamda tatlı olarak nitelendirmiştim ben onu size söylemeden önce zaten) Sabancı Üniversitesi’ndeyim. İlk günlerde aklımın ücra bir köşesinde Boğaziçi-Koç ikilisi hiiiç yoktu diyemem. Fakat-ama-lakin ki henüz ikinci güne geçmeden ikisi de silinmişti artık beynimden. Tam bir Sabancı Uni. aşığı oldum ve sonsuz süper tadını çıkarmaya başladım. Aklından Sabancı geçen biri varsa hemen ikna edebilirim buraya gelmesi konusunda, veya aklında olmasa da olur yani herkesi Sabancı’ya ikna edebileceğime inanıyorum. Tabi kii NET hedefleri olanlar hariç diyecektim ama NET hedefleri de değiştirebilirim sanırım. “Neden Sabancı?” sorusuna verebileceğim milyarlarca cevap var. Kısacası SÜPER bir yerdeyim demek istiyorum, daha fazlası için elbet görüşürüz bir ar... Devamı

SINAVA GİRECEKLERE TAVSİYELER

2013-09-01 22:44:00

(Edit: Bugün 1 Mart 2016. Yıllar önce bu yazıyı yazmıştım. İlk paragraflarda çok atarlanmışım, sen bence çok takılma onlara. Aradan 3 sene geçti, şu an neler yapıyorum merak ediyorsan universiteyedogru.blogspot.com.tr/  'a tıklayabilirsin ya da aticamping.blogspot.com ! Görüşürüüüüüz!) ...   Bugün 1 Eylül. Artık yaz bitti. Hazır yaz bitmiş, bilgisayar başıma geçmişken AAAAAA dedim canım kankilerime birkaç öneri vereyim.   Öncelikle kendinize güveneceksiniz. Kendine güvenmeyecek olan yazımı hiç okumasın hatta dur kendine güvenmeyenlere bir şeyler yazmak istiyorum. Kendine güvenen, güvenecek olan arkadaşım sen okuyup da vaktini harcama şu birkaç cümlemi: Sevgili özgüvensiz ezik arkadaşım. Umarım hiçbir şey yapamazsın bu sene de bu sana büyük bir ders olmuş olur. Kötülüğün değil aksine iyiliğin için söylüyorum çünkü bu özgüvensizlikle kazanırsan eğer hayatın boyunca özgüvensiz özgüvensiz dolaşacaksın. Bu sınav sana inanılmaz bir fırsat veriyor kendini tanıman ve geliştirmen için. Ya bu fırsatı değerlendirirsin ya da ya da ya da işte amaaaan sen bilirsin ama okumanı istemiyorum devamını. Haydi sen şimdi git ağlamaklı şarkılarını dinleyip moralini boz ve gidip arkadaşlarına hiç çalışmadığından bahset günlerce aylarca sonsuza dek. Unutuyorum şu andan itibaren seni. Önemli insanlara söylemem gerekenler var. Daha şimdiden başarılı olacaklarına inandığım kankilerime ithafen, Başlıyoruz…   Düzenli çalışmaktan bahseder çoğu artist. Ben hayatım boyunca toplam dört buçuk gün düzenli çalıştım ve bu dört buçuk günde, düzenli olarak çalışmanın ban... Devamı

Jelibonlar Çok Güzel Şeyler

2013-08-11 20:38:00

Yazı yazmanın en sıkıntılı yeri "Giriş" kısmıdır bence. Yıllardır telefondaki mesajlaşmalarımda; dekanlara, rektörlere, gazetecilere attığım maillerde, minik münazaralarda, mezuniyet töreni konuşmamda, sevgilime olan yazılarımda, günlüğümde, hikayelerimde, blogumda... kime ve hangi amaçla yazacağım fark etmeksizin hepsinde ve her seferinde, yazmaya başlarken zorlanırım. Bu yüzden genelde, yazmaya ortadan başlar ve daha sonra giriş kısmına bir şeyler eklemeye çalışırım.  Aslında giriş kısmı o kadar da mühim değildir. Bunu nerden yola çıkarak söylediğimi açıklamak isterim: Altıncı sınıfta öğretmenler gününde tek kişilik minik bir gösteri yapmıştım, "Dohtor Bey" isimli. Girişte bir kaç kelimeyi yanlış söylediğimden gülme krizine girmiş ve resmen ciddi ciddi yerleri yumrukluyordum, herkes şaşkın şaşkın beni izliyordu. O sırada Türkçecim Gülhanım Karakuş (Adı Gülhanımdı ve herkes ona böyle seslendiği için haliyle, hanım demek de zorunda kalıyorlardı. Çok hoşuma giderdi benim de bu :D ) "Heey Atakan" diye seslenmişti bana ve mucizevi bir şekilde anında kendimi toparlayıp gösterime devam etmiştim. Çok başarılı olduğuma inanırım.     Ondan sonra yedinci sınıfta sevgili arkadaşım Muhammet ile (kendisini Mr. Bean'e benzetirim) öğretmenler günü için "Ispanaklı Yumurta" isimli bir kısa güldürü hazırlamıştık, daha doğrusu biz hazırlamadık, sadece “hazırlandık” bu önceden ayarlanmış skece. Her neyse başladık gösterimize ve ilk bir kaç sözü karıştırmıştım. Ön koltuklardan bir öğretmenin, yanındaki başka bir öğretmene bir şeyler söylediğine ilişti gözüm iki saniye dahi sürmeyecek bir çabuklukta ve o arada gelen gıcıklıkla toparla... Devamı

Zübüklük Müdür?

2013-08-04 05:25:00

Saatlerdir bilgisayar başındayım. Bir oraya atladım, bir buraya atladım, birazcık da şuraya… Ve ne idiğü (böyle mi yazılır ki acaba) belirsiz bir yazı daha ortaya çıktı. Uzuuuuuun uzuuuun noktalar koydum konudan konuya atlarken veyahut aralarda min. 5, max. 45 dakikalık molalarımda. Bir de paragrafların yerini değiştirdim. Yine artist artist takıldım ben. Okumama özgürlüğüne sahip olduğunuzu hatırlatmak isterim. Sonsuz sevgilerimle.     Uyayabilmenin öncelikli kuralı gözleri kapamaktır. ……………………………………………………. Gözlerinizi kapatırsınız. Türlü türlü hayallere, düşüncelere daldığınızı fark edemeden bir uyanırsınız ki sabah oluvermiiiiş. Böyle tam o, gözleriniz kapalıyken bir şeyler düşünüyor olma anı ile uykuya dalma anı arasında ince bir çizgi vardır ya hani “uykuya dalma anı” olan tarafa geçtiğinizi anlayamadan uyanırsınız. ……………………………………………………. Kitap özetleri konusunda internette yüzlerce internet sitesi bulabilirsiniz. Ki zaten herhangi bir zamanda kitap sınavınız olduysa zaten Google’a yazmışsınızdır “labaluba özet” ve benzeri şeklinde. Öncelikle bu yola başvurmak gayet normal bir şeymiş gibi gelirdi bana bundan beş dakika öncesine kadar. “Zübüklüğün sonu yok” yazdım Google’a ve 7 arama önerisinden 5’inin “özet” hakkında olduğunu fark ettim. Üzüldüm kendi kendime. ((((İnsan zaten kendi kendine üzülmez mi aticim?)))) Çünkü şu an (yani şu saatlerde) bu kitabı ... Devamı

AMAAAN PETROL

2013-08-02 23:22:00

Bir çok şeyi ne kadar da abarttığımızdan bahsetmek istiyorum. Duygularımızı abartılı bir şekilde yaşamak mesela. Nefret ettiğimizde bir şeyden, kin kusuyoruz; küfürler, hakaretler yağdırıyoruz. Halbuki ne gerek var ki, boşver kardeşim abartma, içinde yaşa nefretini. Çok da dışa vurmak istiyorsan sakin bir şekilde vur. Çok sevdiğimizde bir şeyi, ondan sıkılana kadar falan filan falan filan. Falan filan demeden önceki cümlelerimi yaklaşık yarım saat önce yazdım. Sonra aman ne çok abarttım milletin abartmasını dedim. Sıkıldım bıraktım. Sonra gezdim gördüm aman aman aman daha önce de bir ara girdiğim tatlı blogla karşılaştım. Sanki ben yazmışım hissine kapıldım ve haliyle hoşuma gitti de. Buyurun linki size: http://benyazarkencokeglendim.blogspot.com/2013/08/ben-bunu-niye-anlattm.html?spref=fb Umarım buradan bu blogu paylamış olmam herhangi bir sorun yaratmaz, sadece hoşuma gitti. Köy Hizmetlerimi anlattığım bir yazı üzerinde çalıştığımı söylemiştim daha önce. Mezuniyet çalışmamı kabataslak olarak orijin alıp üstüne eklemelerle sayfalar dolusu yazıya dönüştürüyorum. Zorlanmıyor değilim çünkü yazacak çok çok çok fazla şey var. Bir kızla konuşmaya başlarsın. Güzel güzel konuşursun. Ondan sonra konuşmayı bıraktıktan sonra birbirinizin arkadasın konuşmaya başlarsınız. Yok “işte şöyle yavşadı bana”, yok “bana şöyle fotoğraflarını yolladı”, yok “geçiştirmeye çalıştım ben tabi ki tüm terbiyeli mizacım ile” diye uzaaaar gider bu. Neden yapılır bu merak ederim. Konuşurken halbuki her şey güzeldir. Fakat daha sonra sanki tacize uğramışcasına böyle konuşmak cidden hoş bir şey değil. Sonra bazıları var işte haters gonna hate cinsinden tipler. Aman ya herkes egosunu tatmin etmeye çalı... Devamı

Okumamanı Önerdiğim İlk Yazım

2013-07-28 03:41:00

Hepimiz ölücez. Bunu düşündükçe içten içe bir gıcık oluyorum, sinirlenir gibi oluyorum. Bir sürü insan var. Laylaylay. Bu yazımı kesinlikle okumak zorunda değilsin arkadaşım. Tabi öncekilerini veya bundan sonrakilerini de okumak zorunda değilsin ama yani bu yazı okunsun diye değil yazılsın diye yazıldı, yazılıyor. En iyisini, en büyüğünü isteyin abi. En konforlusunu isteyin. Herkes saraylarda yaşasın. Müslümanlık zenginliktir.tüm Müslümanlar saraylarda yaşasın. Kadir Çöpdemir’i seviyorum. Hepsini çok seviyorum. Bu sefer, diğerlerinden de çok daha fazla saçmalıyorum. Sen beni boşver cidden bak. Benimki de senin. Beni sinirlendirme. Sinirlenme sen de. Babalarlar. Fiil anlamında. Azap vermek. Azap. Hümanizm var mesela. Aslan ile ceylan. Kaç yüz rekat? Yunus Emre. Derviş bu adam. En üst. En. The moooooost. Ben çok geziyorum hocam. Alexandra. Budist. Çeşitlilik ne güzel. Kıyaslama yapmak zorunda değilsin ki. Şitefan. Mühim biri geldi. Mühim. Hem Batı, hem Doğu. Agresifliğe gerek de yok. Güzel düşün. Ne kaybedersin ki. Mütevazi ortamları çok seviyorum. Mütevazi, sıcak. Camiiler. Sade olsun baba. Sadelik alveollerinde öyle bir etki bıraksın ki. Hazır değilim diyebilirsin. Boşver diğerlerini. Akıllı insan, açıklama getirir. Puzzle yapıyorum. Saçma bir zevk alıyorum. Bir şeyler olduğuna göre, bir şeyler var demek ki. Pirimatlar. Piramit değil. Bugün günlüğüme tüm hoca ve arkadaşlarımın isimlerini yazmaya başladım. Müthiş bir muhakeme. Mahkeme. Hakim. Arapça. Sedat hoca. Nikah. Hep bir başkası ölüyor. Kimse inanmaz öleceğine gibi bazı bazı. Hissediyorsan vardır. Şşşt çaktırma. Ya da çak ve çaktır ve çaktırt. Elinde olsun ama kalbinde olmasın. Ya d... Devamı

Bindik Bir Alamete

2013-07-21 21:38:00

Amaan napsak napsak dedim ve açtım yeni bir blog bakalım. Eskilerini kullanmam bir daha diye düşüyordum. Fakat işler tahmin ettiğim gibi ilerlemedi ve tekrar buraya geldiiiik :D Aranızda en çok gülenler, yalnız kaldıklarında en çok ağlayanlardır diyorlar. Bugün de bir tweet (tivit mi diyoduk, twit mi diyoduk ne diyoduk aklıma gelmedi şimdi tweety'yi anaraktan tweet demek istedim) gördüm yine bununla ilgili, "herkese karşı çok gülebilirsin ama kimse yokken ağladığını biliyorum" gibi bir şeydi. Çok gülen insan denildiğinde, devamında ne yazılırsa yazılsın hemen üzerime alınıyorum. Hele hele şu yalnız kalınca ağlama konusu tam bi kıllık yaratıyor bende. Ya amaan yaa banane şimdi yazınca geçti gıcıklığım tamam tamam :D Geçen gün dişçimle görüştüm. Gel pazartesi de, üste de takıcaz daha dedi. Yarın gidicem bakalım üçüncü kez ikna etmeye çalışacak, hayırlısı artık :D Kardeşim Köy Hizmetleri'ne gitsin mi diye konuşuyoruz günlerdir evdeki muhabbetlerimiz dönüp dolaşıp buna geliyor. Yedekmiş, son yerleştirmeymiş zart zurt derken eninde sonunda kapağı atar oraya ama önemli olan orada rahat edip edemeyeceği benim ardımdan. Çünkü karşılaştırmalar, kıyaslamalar yapılır; hiç hoşuma gitmez, nefret ederim. Face'de tercih listemi paylaşmıştım. Güldük çok ama tepki aldığım da oldu "dalda geçme atakan" diye. Ama beni bilen bilir zaten Ebelik isteyip de benim 29. tercihime Ebelik yazdığımı görünce bana kırılan olacağını sanmıyorum. Son tercihime de Koç Tıp yazdım. Eheheheeheheh :D Ama tabii benim böyle konuştuğuma bakmayın, son gece değiştirdim "ulan bi de bir şey olur da ebe oluruz" korkusuyla ebelere gelmemek için ... :D Dayadım Sabancı'yı full. En alta da... Devamı

Unvrsty.

2013-07-16 22:51:00

Selam sevgili dostlar. Sabancılı oldum. Henüz resmiyet kazanmadı tabi ama %100 ordayız bakalım. Tam da şimdi Kenan Işık'a Sabancı mezunu bir  vatandaş çıktı. Elde tutulacak bir şey yapmamış ama yani aman yaa biz yaparız. Geçen sene tamamen öylesine ma-aile ( böyle mi denirdi acaba) atlamış arabaya gitmiştik Sabancı'ya. Beğenmiştik falan ama buraya gelirim demiyordum, o zamanlar belli bir hedefim de yoktu zaten.  Kalp cerrahlığı istiyordum bir ara amaçsız bir şekilde. Geçen sene nanoteknoloji istiyordum ama bilgisayar müh.'le ilgili dediler veeee vazgeçmiştim. Ama pek de öyle olmadığını fark ettim geçtiğimiz günlerde. Şimdi de nanoteknoloji devine gidiyoruz bakalım hayırlısı bakalım bakalım bakalım. Kıbrıs’taydım geçtiğimiz hafta. Tam tercih günlerine denk gelmesi tatilimizin, beni tedirgin etmişti. Zaten son güne kadar belli değildi gidip gitmeyeceğimiz, yansın rezervasyon (veya rezarvasyon) ama rahat et sen tercih zamanında dediler dediler dediler. Sonra gaza geldim ve bir baktım ki aaa Kıbrıs’tayım. Konuştum. Herkesle konuştum. Alakalı, alakasız bir çok insanın görüşünü aldım. Koç’a %50 burslu gitme fırsatı tanındı bana. Bu tanındığında birden bire Koç’un gözümdeki değeri, ulaşılamazlığının havası azaldı birden. Yavaş yavaş azaldı. Azaldı. Azaldı ve bitti. Boğaziçi’yi zaten gözden çıkarmıştım. Bebeğim, ilk göz ağrım, birtanem Boğaziçi’ni silmeye başlamıştım kafamdan. Geçen sene Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Nihat Berker’le mailleşmiştim. Uzun uzun yazmak istedim. Onun da adı benimki gibi 16 harfli ve tabi ki “Ahmet”i var yeaaa daha ne olsun…. Mailleşirken bana telefon numarasını vermişti, aradı demişti ama ben aramamıştım. Bir gün... Devamı

GoAtiGo

2013-06-28 16:06:00

Hoooooooooooop merhabalar dostlarım merhabalaaaar :D Ha yazdım, ha yazıyorum, ha yazacağım diye diye bir türlü yazamadım; yazdıysam da bloglayamadım. Bahaneler bahaneler bahaneler. Köyfest, Gezi Parkı olayları, LYS, mezuniyet konuşmam, Koç Uni.'yle bağlantılarım, çeşitli havadisler işte bir sürü şey var anlatılacak. Hele şu LYS'leri bitirelim diye diye hep erteledim. LYS'ler bitti, ama bir türlü tatil moduna giremedim koşuşturmalardan. Nerden başlasak, nerden başlasak. Mezun oldum öncelikle :D. Koskoca lise hayatım son buldu. Ne çok kaygıyla, umutla, heyecanla başlamıştım. Kaygılarım yersizmiş tabi falan filan o ayrı konu da, tam istediğim gibi bir final yaptım.  Ulan neyi nasıl yazıcam bilemedim :D. Bugün mezuniyet partim var. Parti midir, balo mudur nedir işte ondan. Suada'da. Ona gideceğizğizğizğiz bakalım. Yarıçıplak bir vaziyette bilgisayar karşısındayım şimdilik. Az sonra yazım bitince giyinir giderim. LYS... Ah LYS... Matematik sınavına girmeden birkaç dakika önce bana deselerdi ki: "Ati bak gel sen sınava girme, 1 boşun var olarak kabul edelim biz." Kabul etmezdim. Kesinlikle kabul etmezdim. Çünkü zerre kadar bir olasılık bile vermiyordum "fulleyemeyeceğime" dair. Kesin 80'de 80 yapıcaktım lan:D Olmadı. Yapamadık. Türev-integral... Ah be... Sırf şu matematik hüsranı yüzünden dahi her şeyi bir dahaki seneye bırakabilirim. Matematikten bir gün önce sosyale girdim. Matematik'ten iyi geçti nerdeyse :D Bir sonraki hafta fene girdik. "Bir sonraki hafta" diyorum ama o kadar uzun geçti ki o bir hafta. Yüzlerce sonuç öğrendik. Matematikte en iyiler ne yapmışlar falan filan. Her neyse, fen sınavı anında bütün bunları unutuyorsunuz.  Çözdüm 90 soruyu. Kolay ve garip bir sınavdı. Her te... Devamı

Susadım

2013-04-23 21:44:00

  Yazmadan duramıyorum ki Dört yıldır günlük yazmaktan da sıkıldım artık bir an önce bastırmak istiyorum ama daha yılları var tabi.. Lunaparkların isimlerini değiştirsek. Daha kolay okunan bir şey koysak daha çok hoşuma gideceğine inanıyorum. Yeni bir insana tek bir harf yazmak bile çok güzel bir şey. Asla tüm insanlarla tanışamayacak olmak da çok güzel bir şey. Çünkü daima yeni tanışabileceğim birileri olacak? İyimser insan bardağın dolu tarafını görür ve boşluğu doldurmaya gerek duymaz, az miktardaki suyla yetinir. Fakat kötümser insan bardağın boş tarafını görür ve doldurmaya çalışır. Kardeşim söyledi bunları. Dostum dedim bence kötümser insan bardağın boş tarafını görür, dolduramayacağını düşünür ve doldurmaya tenezzül bile etmez. İyimser insan bardağın bardağın dolu tarafının yanı sıra boş kısmını da görür fakat o doldurabileceği bilir ve bunun için uğraşır. Uuuuvv çok uzadı, çok sıkıcılaştı, çok boğdu.   Yıllar, yıllar ve yıllar önceydi. MK'mı almıştım. Harry Potter'la ilgili yazıları, resimleri kesiyordum odamın duvarlarına yapıştırmak için. Sırlar Odası filmi gelecekti sanırım. İşte değişik değişik bilgiler vardı.. Emma Watson'ın bileği burkulmuş da işte filmi izlerken hayal meyal sargıyı görebilmişizmiş vs. Sırf Harry Potter'ın fragmanını ilk izleyenlerden olabilmek için Scooby Doo filmine gidenler olmuş vs vs vs.(Selamelif) "Kedi" filmi vardı. Hayatımı şekillendiren filmlerden biridir. Tavuklar Firarda'nın sinemasına gittiğimi hatırlıyorum. Yayla Sanat Merkezi'ne giderdik sürekli ananemle. Tüm çocuk tiyatrolarını izlemişliğim vardır oradaki. Bir Kümes Müzikali vardı: "Burası bir, bir &cced... Devamı

ÜTOPYA

2013-04-23 00:43:00

  Engledow Art Photography diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Araştırın. Hoşunuza gideceğini düşüyorum. Saat şu an tam 00.00 ve bugün 23 Nisan resmi olarak.  Hep çocuk bayramı, çocuk bayramı, çocuk bayramı olarak kutlamışımdır. Tamam elbette biliyorum "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olduğunu, fakat bu sene aklımaa bir şey takıldı: ULUSAL EGEMENLİK! Hani Ulusal Egemenlik? Matrix... Rüyalar. Neden rüya görüyorum? Neden en olmadık zamanlarda görüyorum? Belki de olması gerektiği zamanda görüyorum. Rüyamda aşık oluyorum. Uyanıyorum, tuvalete gidiyorum. Düşünüyorum. Sıçıyorum bir yandan da. Düşünüyorum ama genel anlamda. Matrix... Çok özlücem okulu. Hiç özlemicem okulu. Ve çok özlücem okulu. Tek Tek Tek Tek Herkesi özlücem aslında. Ama hiç kimse de umrumda değil. Çok eğlendi, çok güldüm. Çok sıkıldım. Çok güldüm. Thrift Shop... İnsanlar tanıdım. Ne kadar değerli olduklarını asla ama asla tarif edemeyeceğim bir çok insan. Tanıdığım insanlardan belki de iki, en fazla üç tanesi değersizdir zaten. Herkesin yeri ayrı. +Bininci olmayı biliyorsun. Hadi bakalım bardak yap da sürahiden su koyalım -Ok (Kağıttan bardak yaptım, su koydum, içtim) +Oha bana da yapsana -Hehehehehehe göt oldun dimi, yapayım dur. (Manyak havalanıyorum, ve yaptım. Ama su koyduk ve döküldü su. Yine yaptım. Bu sefer çok daha fazla su koydum. Sonuç: her yer sırılsıklam oldu) Anlatım bozukluklarıııı... Dergiler bitsin aticim. Twenty dolars! Denemeler... Denemeler... At kanki denemeni okuyayım eheyt bak sen bunu ... Devamı

Fıstıkçışahap!

2013-04-18 00:02:00

  23 NİSAN KUTLU OLSUN DOSTLARIM!   Eskiden Kutlu Doğum Haftaaaası veyahut adı her ne ise, Hicri takvime göre kutlanırdı. Sonra sayın büyüklerimiz aldılar bunu sabitlediler. Hem de tam da 23 Nisan arifesine denk geldi bak tesadüfe bak abicimm! Fazıl Say 10 ay hapse çarptırıldı. Ömer Hayyam’ın dizelerini paylaştığı için asafmskgnks ulan fıkra gibi resmen yaa acınacak haldeyiz, bu ülkeyi kim kurtaracak bakalım, ben mi sen mi dostum!? Mikail hocayla el sıkıştık ve o sıktı, ben sıktım, o sıktı, ben sıktım; kaş-göz yaptı ve daha önce kimsenin böyle elini sıkmadığını söyledi. Tebrik etti falan filan :D Çok şaşırdım yav allaalla yav :D Eskiden 23 Nisanlarımızı, 19Mayıslarımızı annem tertiplerdi, yani eski okulumda. Süper ötesi törenler yapardık. Çok güzel günlerdi. Geo ve Travel’e bayıldım. Tren seyahatleri, Avrupa’nın en iyi 100 oteli… HD. DOĞA. Yaşamak çok komik lan :D Kardeşimin kankileytolarına baktık. Ah. Ehe ehe ehe xD. İbrahim hoca pikniğe gideceklerini söyledi. Davet mi ediyorsunuz dedim. Yoo Atakan hava atıyorum dedi. Neyse işte beraber bir şeyler yapabiliriz vs. dedi. Ders çalışıp çalışmadığımı sordu. Yardırıyorum, akıyorum dedim. Hiç öyle gözükmüyor dedi. İstediğim de, güzel olan da bu hocam dedim. Mehmet Ali hoca aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa sınıf öğretmenimiz oldu ya çok sevindim var ya, Faruk hoca da gitti bak ona da çok üzüldüm bi ara arayacağuk onu da. Kenan Işık’a 79 buçuk yaşında bir amca çıktı maşallah! 79 çok genç aslında. Orta yaş 65li yaşları bence. Kırgınlıklar… Selami hocayla bir işler çeviriyoruz, haydi hayırlısıuııuıuoooo! Hiç bitsin istemiyorum. Binlerce kez yaşayabilirim tekrar tekr... Devamı

Alkışlar

2013-04-14 15:20:00

     Hohooo dünyada ne kadar da çok haber var, ne kadar da çok olay var, ne kadar da çok insan var, ne kadar da çok canlı var, ne kadar da çok duygu var.. Az önce arabayla eve gelirken yolda bir kedi gördüm. Karşıdan karşıya geçiyordu koşuşarak. İlk arabadan kurtuldu kiiii derken maalesef arkadan gelen arabanın tekeri altında kaldı. O sırada meraklı gözlerle, kafamı arkaya çevirmiş izliyordum kediyi ki araba kenara çekti. Kedi çırpınıyordu asfalta yapışmış. Hoyratça bir çığlık attığımı hatırlıyorum.     Adam akıllı yazamadım bile yaa çok kötü oldum.     Dün gece vasiyet tarzı bir şey yazacak idim. Ne zaman öleceğimiz belli değil dedim. Bari ben erken ölürsem aileme bir yazı bırakayım ardımda; anılar, fotoğraflar, günlüklerim, yazılarım dışında.. Neyse sonra lan dedim  daha yapacak çok şeyim var, yazarız bir ara...    Osmanlı Tokadı diye bir dizi başlamış. Şuan trt1de oynuyor. Çok iyi lan. İki şövalye zamanda yolculuk yapıyorlardı, yabancı bir fimde. Onun çakması olmuş azıcık. Ama hoş yani.    Şuan kelimesi nasıl azılıyor lan ulan ulan ah ulan ya YGS’de de yazım kuralları sorularından birini yanlış yaptık zaten. Aaaa yazmadım YGS’den sonra di mi hiç yazı………………..    YGS’den işte 1270. oldum. YGS2 puanımda derecem bu ama önemli olanın YGS1 olduğunu öğrendim benim için asdfgndkşkasf :D Olsun o da 1343 idi sanırım. 476 puan falan aldım aman yaaa artık LYS’de neler neler!!!!!!!!!    Ulan şu yeni diziyi izliyorum, tüylerim diken diken oldu. Oha manyak oldum.    Emek Sineması…    ODTÜ devrimin merkezi olacak.    Ders çalışmayı &... Devamı

Son Dönem

2013-02-10 21:43:00

Tata-tataaaaaaaaaaaam! Geldik son dönemimize. Sınava da kaldı 41 gün. 41 kere maşallah bakalım.  Dersane harika gidiyore, muhteşem gidiyore, manyak yaa çok gülüyok qnq xd.d.d.d Sonunda kaynaşabildik. Seçkinin asansör kumandası sayesinde her tenefüs kantine çıkıp geliyoruz sınıfça güle oynaya :D Çok gülüyoruz yaa, her bok gülüyoruz. İki günde bir kaç şey öğrendim ve manyak bir aydınlanma hissettim kendimde. Kürenin hacminin türevinin alanı verdiğini öğrendim mesela. Sinüsün tamamlar-karşıt fonksiyonunun kosinüs olduğunu biliyorduk zaten ama ko- hecesi ile bu karşıtlığı sağladığımızı bilmiyordum. Ko-sinüs, ko-tanjant falan filan. Sonunda denemelerde zirveye yaklaştım bakalım hayırlısı. Kamp olayı var bi de o ne olacak kim bülür Ozan ve eşcinsel şakalarımız... Sude ve şiveleri. ABBA ve Bohey M Çok acıkıyorum. Okul açılmasa da olur. Yıllık fotorafları pppppppppoof Herkese aşık oluyorum ve herkesten nefret ediyorum Erkan eleghtarrlear koltuğun altında kalik, beni ara. Kodumun ankara Saksı diiğilim ben! Gözdelere gittik. Oturdum. Nohut yicem. Soğan var mı içinde dedim. Soğanlı bir şey yemediğim için sordum işte öyle. Ordaki teyze beni yanlış anlamış. Soğansız yiyemiyorum sanmış. Gidip soğan kesip getirmiş. Sağolsun yav çok güldük :D Atakan ilk bi milyona giriyo musun? Rüyalar ve Fatih hoca. Gece kahvaltılarım. Seveyorom Seveyorom Seveyorom ...  Ayrıca bir kez daha üstünde durmak isterdim şu ahlak bekçiliği olayının amma ve lakin açım her zamanki gibi.  Öpücükler M.A.D ... Devamı

ŞehriB

2013-02-04 20:47:00

Yihaaaovvv yine tatil yine Bahçeşehir. Dünyanın en normal yerleşim alanlarından biri ama benim için adeta bir mesire yeri havası taşıyor olup kendimi en dingin hissettiğim yer.  Açtım bilgisayarımı, televizyonda da O Ses Türkiye açık ama umursamıyorum. Klavyede de v b n harfleri yok. Çok zorlanıyorum arkadaşlar. Ah arkadaşlar ah. Üç gün hiiiiç ders yüzü bakmayıp dinlenicem biraz. Kafamı dağıtırım hem. Öyle takılıyoruz işte dinginim filan diyorum ama çok yoruluyoruz ulan 24 saat oyun mu oynanır kardeşim?? Evet oynanıyor. Aha 16 year-old-boy-toy-toyssstory-chorichori. Pasta getirdi annem. Çok acıkıyorum. Hep yiyorum. Aaaaaaaaaaaaşure de var. Boynum tutuldu arkadaşlar. Hepsinden yicem. Hani ortalamaları yazmamışlar, neden böyle oldu ki Yaa bir de bana dünyanın en iğrenç şeyi bile artık çok güzel gözüküyor. Çokgariphissediyorumkendimi... Boşluk tuşu da çalışmıyor arada. Aşuremi yiyorum öpüyorum herkesi saygılar ve Atatürk'le halay vakti yaa çok özledim ama elektrikler kesilince bulunduğum ortama hemencecik sıçıyorum. Size ne lan benim halayımdan.  Altı santim. OKBY OKBİ. ..............................şehrib...................  mad Devamı

Karne, Karne, Karne,Karne, Karne, Karne..

2013-01-25 20:30:00

Çok yazmak istiyorum ve bilgisayar açılana kadar canım sıkılıyor ve yazasım kalmıyor. Karne aldık falan filan işte bugün çok güzeldi. Aslında her günümüz güzel. Extrem mekanlarda yaptıklarımız dalgaların rüzgarla parçalamanmasından daha etkileyici. "Hepsi beş" demek eskidi gerçekten. Ama yapacak bir şey yok. Yıllık işleri de bitti hayır oha bitmedi sınıfın şamata sayfasını yapmadık ulan bugün sondu ama bugün geçti oha unutmuşum lan neyseki daha önce hatırlamıştım unutacağımı ve bu duruma yönelik tedbirlerimi almıştım. 15 gün rahatır. Hiçbir hoca gelip Atakan şunu şunu yazmışsın demeyecek en azından. Sağolsunlar canlarım iyi insanlar bi de Akın hoca var. Eşi doğum yaptı. Seviyoruz onu da. Kadiköy. İşte bugün benden 8 puanı kaptın dostum. Hiç bitmeyen kibrit nokta kom. Komili ve Eşkişehir. Her insan seçilmiştir. Sadece bazıları biraz daha fazla. Karne, Karne, Karne,Karne, Karne, Karne demeye gerek bile kalmadan bu kelime anlamsızlaştı sanırım. Ah çok anlamsız da değil. Her şey güzel olacak. İnşallah, inşallah. Hayırlısı kanki. Keskinime sonsuz hürmetler, çanakçıya selamlar. İçimden geldi. İki hafta şamataya mola. Şaka şaka daha dersane var olum asıl şamata orda. Cemadriyanyeşimsalkımçıktı ve Kadiköy'deki Alkım'ı sevmiyorum. İngilizce kitapları 1 lira. Babannemi özledim. Kimse görmüyor. Kİmse bilmiyor. Ve sen hala üşüyorsun. Ellerin mi üşüdü aşkım. Donmuşlar donmuşlar. Ders çalışmak gerek. Böyle diye diye 132 gün geçti. 32.GÜN.  Mehmet Ali Birand'ı, Ahmet Mete Işıkara'yı ve bu yılları özleyeceğim. Yarını bile şimdiden özlüyorum. Coğrafyacı adın neydi unuttum. Maar göl. Ruffels mıdır rafıls mıdır neden adını yazamadım pof yav ben seni çok seviyorum kı... Devamı

Sınıftaki Herkesten Nefret Ediyorum!

2012-12-07 01:01:00

  (Sınıftaki herkesten nefret etmiyorum şaka yaptım herkesi çok seviyorum xd)   Bugün 6 Aralık 2012 Perşembe. 12-C sınıfının yıllık için fotoğraf çekim günü idi. Neleeeer oldu neleeeer ehehehe.. Sabah 8.32'de uyandım.  Anneme kızdım. Neden erken uyandırmadınız falan filan dedim. O sırada farkettim ki saat aslında 8 imiş... İyi ki her zamanki gibi saatimi ileri almışım uyumadan önce.. Neyse işte kalktım. Kepimi aldım. (Kepimi diye yazınca bi garip oldu lan). Annemle beraber gittik berberime. Dört beş yaşımdan beri hep  Yakup veya Hacı abi keser saçımı. Burdan selam olsun onlara.. Her neyse işte labaluba derken saat 9.28'de çıktık berberden. Daha ne giyeceğimi bilmiyordum yani düşünmeye lüzum görmemiştik annemle.  Anneme kızdım. Neden düşünmedik kadıııııın dedim. Neyse eve giderken pantolonla gömlek aldık iki dakkada.  Anneme kızdım. Geç kalacaaaam dedim. Evlenirken de böyle yaparsın dedi. Nikaha yarım saat kala daha ne giyeceğini düşünüyor olursun falan filan dedi. Anneme çok seviyorum lan. Neyse eve geldim. Fotoğraf makinesini şarj ettim. Giyindim falan filan 10.08'de evden çıktım. Minibüsteki uzun saçlı  adama çok sinir oldum lan. Neyse neyse neyse bi baktım Koray arıyor. İstasyondayım dedi. Geliyoruuum dedim. Sonra annem aradı. Naptın oğlum dedi. Minibüsteyim la dedim. Minibüsteki kızın parfümü de çok hoştu bak şimdi hatırladım.  İndim minibüsten. Koray'ı aldım veee alpaycana gittik. Cenk ordaydı. Abdurrahman ( alpaycanın yalaka sahibimsi artist p.. s... a... o... çalışanı) dedi ki: burada çekim var. Sizi diğer şubeye götürcez. Sesimi çıkarmadım. Gittik. Sınıfın fem tayfası vardı. Aferin erkenden gelmiş çektirmişler. Neyse ben de ... Devamı

ONİKİ OLDUK KANKAAAA!!!!!

2012-09-17 21:01:00

  Okul yollarına ilk adımımı attığımda daha 4 yaşımda bile değildim. Babamın elini tutup, kimi zaman boyumu aşan karlarda, minik adımlarımla üfleyip püflemeden giderdim anasıfına. Kendimi çok kaptırmışım, iki sene gittim :D. Hatta normal sürenin dışında,; yaz tatilinde olsun, hafta sonları olsun, anasınıfının kapı kilidi babamda olduğunu için sürekli beni anasınıfına götürmesini isterdim babamdan, tek başıma oynamak için.  6 yaşımda da ilkokula başlamıştım. Aralık doğumluydum. Sınıfın en küçüğüydüm. Hep en çok ilgi bana gösterildi bu yüzden. Tabi en küçük öğrenci olma faktörü %10 etkiliyse, "müdür oğlu"  faktörü %90 etkiliydi bunda. Ortaokula başladım. Bütün öğretmenler beni kendi sınıflarına almak istiyorlardı. Sınıflar karma yapıldı. Falan filan.  Bütün hocalar aşıktı bana. Ama her şeyden önemlisi, ben de onlara aşıktım. Daima inandıkları şey; benim çok iyi yerlere geleceğim fikri oldu. 8. sınıfa başladığımda, annem: "artık misafirsin evlat" demeye başladı. En sonunda 10 senelik okulumdan mezun oldum. (Tüm ailemizin bile diyemem... Neredeyse tüm sülalemizin okuluydu lan orası. Dünya tarihinde yaşanmış olan en güzel çocukluğu ben o okula giderken yaşadığıma inanırım.) Liseye başlayacaktım. İnanamıyordum lan. Liseyi hiç hayal etmemiştim. Sonsuza kadar FARUK DEMİRBAĞ'da kalırım sanıyordum belki de.  İNANILMAZ heyecanlıydım.  Ve liseye başladım. Köy Hizmetleri... Adı bok gibi olduğu için gitmeyi kesinlikle reddetmiş başlarda. Sonra işte arkadaşlar falan filan derken bir de baktım ki okulun ilk günü, artist bir adam kürsüde "hararetli" denebilecek bir şekilde konuşmasını yapıyor, sürekli Atatürk ... Devamı